Son yerel seçim sonuçlarına göre ülke nüfusunun yüzde 73.59'u muhalefet partileri tarafından yönetiliyor. Buna göre CHP'nin kazandığı 35 belediyede yaşayan kişi sayısı 52 milyon 900 bin 730, bunların toplam nüfusa oranı ise yüzde 61.96'ya karşılık geliyor.
31 Mart yerel seçimlerinde muhalefetin kazandığı illerin Türkiye'deki toplam mevduat içindeki payı yüzde 86.5 olarak hesaplandı.
Seçimlerde birinci parti olarak çıkan CHP'nin kazandığı illerdeki mevduat, Türkiye'deki toplam mevduat içinde yüzde 84.5 oranında.
2019 seçimlerinde muhalefet partilerinin yönettiği illerin milli gelire katkısı yüzde 66.05 iken 2024 seçimlerinde kazandığı illerin katkısı toplam yüzde 77.7'ye çıktı. Bu kapsamda CHP'li belediyelerin katkısı yüzde 62.52'den yüzde 73.41'e çıktı.
CHP'nin kazandığı illerin toplam ihracat içindeki payı 79,57.
CHP’li belediyelerin yönetimde olduğu büyükşehirlerin, gayrisafi yurt içi hasıladaki (GSYH) toplam payı yüzde 60. AK Partili belediyelerde ise bu oran yüzde 22,1.
Hal böyleyken;
CHP’nin tüketimden gelen gücünü kullanarak bazı firma, marka veya ürünlere vesaire karşı aldığı boykot kararı stratejik olduğu kadar sonuçları da olacak hayli dikkat çekici bir karardır.
Şöyle ki;
CHP bu son derece stratejik boykot kararıyla gücünün farkında olduğunu gösterdi.
Evet CHP artık Türkiye’nin 1. Partisi, gücünün farkında ve ona göre davranıyor.
“CHP’nin boykot kararına ne diyorsun?” şeklinde soranlara görüşlerimi bu şekilde ifade etmiş olayım.
Hakan Korkmaz
Revizyon Gazetesi
Genel Yayın Yönetmeni
Editör: Hakan Korkmaz